Bir Eser Nasıl Klasik Olur? Bir zamanlar çocukken, evde büyük bir kitaplık vardı. O kitaplıkta bir sürü eski kitap, bazen tozlanmış, bazen de yerinden hiç oynatılmadan kalmıştı. En çok ilgimi çeken ise, yıllar geçtikçe sanki daha da değerli hale gelen o kitaplardı. İçlerinden biri vardı ki, sürekli okunan, herkesin dilinden düşmeyen, zamanla bir şekilde klasik halini alan kitaplardı. Ama ben küçükken, bir eserin “klasik” olması bana biraz gizemli bir kavram gibi gelirdi. Nasıl oluyor da bir kitap, bir şarkı ya da bir film zamanla klasikleşiyor? O günlerden bugüne, biraz ekonomi bilgimi, biraz da gözlemlediğim insan hikâyelerini ekleyerek, bu soruya bir…
10 YorumEtiket: de
Ajda Bilezik İşçiliksiz Mi? Gerçekten Ne Anlama Geliyor? Son zamanlarda takı dünyasında, özellikle de bileziklerde, “işçiliksiz” kelimesi sıkça duyuluyor. Geçenlerde bir takı mağazasında dolaşırken, “Ajda bilezik işçiliksiz mi?” yazan bir etiketi gördüm. Şaşırdım ve biraz daha yakından inceledim. Hemen kafamda bir sürü soru belirdi: Ajda bilezik işçiliksiz mi? Hangi bilezikler işçiliğe sahip, hangi bilezikler gerçekten sade ve işçiliği olmayan modelleri ifade ediyor? Hadi gelin, bu kavramı hem ekonomik verilerle hem de günlük yaşamımdan örneklerle açalım. Çocukluktan Bugüne: Takıların Hızla Değişen Dünyası Çocukken, annemin takı kutusunu karıştırmayı çok severdim. O eski bilezikler, zarif kolyeler ve pırlantalar… Birçoğu işçilikten yapılmış, ince ince…
12 YorumBir Eğitimcinin Gözünden: Nevşehir ve Kapadokya Aynı Yer mi? Öğrenme, insanın dünyayı anlamlandırma biçimidir. Her yeni bilgi, yalnızca aklımızı değil, bakış açımızı da dönüştürür. Bir eğitimci olarak öğrencilerime sık sık şunu söylerim: “Bilmek, sadece bilgiye sahip olmak değil; o bilginin anlamını fark etmektir.” Bu bakış açısıyla “Nevşehir ve Kapadokya aynı yer mi?” sorusu da yalnızca bir coğrafya sorusu değil, aynı zamanda bir öğrenme biçimini sorgulama fırsatıdır. Çünkü her bilgi, öğrenenin bakışına, önbilgisine ve yorumlama biçimine bağlı olarak farklı anlamlar kazanır. Bilginin Katmanları: Öğrenme Sadece Ezber Değildir Pedagojik açıdan öğrenme, üç aşamada gerçekleşir: bilgiyi edinme, anlamlandırma ve uygulama. Bu üç aşama…
16 YorumEl Kazanı ile Aş Kaynatmak Ne Demek? Aş kaynatmak, hem kültürel hem de toplumsal bir anlam taşıyan bir eylemdir. Birçok yörede bu deyim, uzun süredir devam eden bir gelenek ve dayanışma biçimi olarak halk arasında kullanılıyor. Ama aslında “el kazanı ile aş kaynatmak” deyiminin ardında ne kadar derin bir anlam yattığını hiç merak ettiniz mi? Bilimsel açıdan bakıldığında, bu deyim toplumların bir arada olma, birlikte üretme ve paylaşma arzusunun bir yansımasıdır. Bu yazıda, hem halk dilinde hem de bilimsel perspektifte bu deyimin ne anlama geldiğini keşfedeceğiz. Geleneksel Anlamı ve Sosyal Bağlam “El kazanı ile aş kaynatmak” deyimi, bir topluluğun veya…
10 YorumBugün sizlerle, hayatımıza yön veren en derin kavramlardan biri olan “beşeri değerler” üzerine bir sohbet başlatmak istiyorum. Bu değerler, sadece bireylerin değil, toplumsal yapının da temel taşlarını oluşturuyor. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli dinamiklerin nasıl şekillendirdiği üzerine düşünmek, her birimizin dünyayı daha adil ve eşit bir yer haline getirmek için atacağımız adımları daha anlamlı kılabilir. Duyarlı bir şekilde ele alacağımız bu yazı, belki de hepimizin daha derin bir empati ve anlayış geliştirmesine yardımcı olacak. Hadi, bu yolculuğa birlikte çıkalım. Beşeri Değerler Nedir? İnsanlık, Duygu ve Empati Arasındaki Bağlantı Beşeri değerler, insan olmanın getirdiği temel anlayışları ve ilkeleri…
6 Yorummarkdown Üzüm Ağacı Hangi Ayda Dikilir? Mizahi Bir Yolculuk Sevgili okuyucular, Bugün sizlerle hem tarım dünyasının ciddi sorularından birini hem de hayatın eğlenceli tarafını konuşacağız: Üzüm ağacı hangi ayda dikilir? Daha doğrusu üzüm “asmadır”, ama biz ona ağacımısın, sarmaşık mısın demeden, biraz da gülerek yaklaşalım. Çünkü bağcılık sadece toprağa değil, kalbe de dokunan bir iştir. Bu yazı bilimsel doğruları içerir ama aynı zamanda kahkahalara davetiye çıkarır. — Bir Bahar Masalı: Erkekler Stratejiyi, Kadınlar İlişkileri Konuşur Ahmet Bey bağcılığa meraklıdır. Çözüm odaklı ve stratejik kişiliğiyle önüne bir takvim koyar: – “Mart ayı en uygunu, çünkü toprak yumuşamış olur.” – “Toprağın nemini…
12 YorumMithap Düşmek Ne Demek? Kültürler Arası Bir Bakış Hayatta bazı kelimeler vardır ki, sadece anlamıyla değil, çağrıştırdıklarıyla da bizi içine çeker. “Mithap düşmek” ifadesi de onlardan biri. Günlük dilde çok sık duyulmasa da, halk arasında duyulduğunda hemen bir merak uyandırır: “Ne demekmiş bu mithap düşmek?” Ben de kelimelerin ardındaki hikâyeleri araştırmayı seven biri olarak, bu deyimin kökenine, anlamına ve farklı toplumlarda benzer kavramların nasıl yaşadığını birlikte keşfetmek istiyorum. Dil, insanın kültürel aynasıdır. Ve “mithap düşmek” ifadesi, toplumların sözle nasıl düşündüğünü anlamamıza dair ipuçları taşır. Mithap Düşmek Ne Demek? Anlamı ve Kökeni “Mithap düşmek” ifadesi Türkçede “sözünden dönmek”, “verdiği sözde durmamak”…
12 YorumKapital 1. Cilt Ne Anlatıyor? Sermayenin Kalbine Yolculuk Bir kitabın sayfalarını çevirirken bazen yalnızca bilgi değil, bakış açısı da değişir. Karl Marx’ın “Kapital” 1. Cilt tam da böyle bir eserdir. Ekonomiye, topluma, emeğe ve güce dair bildiğimizi sandığımız her şeyi sorgulatır. Bir arkadaş sohbetinde “Kapital gerçekten ne anlatıyor?” diye sorsak, çoğu insan birkaç kelimeyle yanıt verir: “Sermaye üzerine bir kitap.” Oysa gerçek bundan çok daha derin ve çarpıcıdır. Gelin, bu dev eserin içine birlikte dalalım. Marx’ın Büyük Projesi: Bir Sistemin Anatomisi “Das Kapital” yalnızca bir ekonomi kitabı değil; modern kapitalist sistemin DNA’sını çözmeye çalışan bir düşünce deneyidir. Marx, kitabı üç…
14 YorumSüryani Nazar Boncuğu Ne Anlama Gelir? Ekonominin Simgesel Güven Arayışı Üzerine Bir Analiz Bir ekonomist için her şey kıtlıkla başlar: kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlılık içinde yapılan seçimlerin sonuçları. Ancak ekonomi yalnızca rakamlarla değil, insan davranışlarının sembolik yönleriyle de ilgilidir. Süryani toplumlarında “nazar boncuğu”, görünmeyeni dengeleyen bir inanç sembolü olmanın ötesinde, ekonomik düzenin de bir metaforu gibidir. Tıpkı sermaye piyasalarında olduğu gibi, burada da güven en temel değerdir. Peki, “Süryani nazar boncuğu ne anlama gelir?” sorusunu bir ekonomi perspektifinden yanıtlamak mümkün mü? Aslında evet — çünkü bu sembol, risk, güven, yatırım ve refah gibi kavramların kültürel bir izdüşümüdür. I. Semboller…
8 YorumGörmenin Antropolojisi: Sağlıklı Bir Gözün Derecesi Kaç Olmalı? Bir antropolog olarak, farklı toplumların dünyayı nasıl “gördüğünü” incelemek her zaman büyüleyici olmuştur. Çünkü görmek, sadece biyolojik bir süreç değil; kültürel, sembolik ve toplumsal bir deneyimdir. “Sağlıklı bir göz” kavramı bile, aslında kültürden kültüre değişen bir bakış açısını yansıtır. Bu yazıda, “Sağlıklı bir gözün derecesi kaç olmalı?” sorusunu yalnızca tıbbi bir mesele olarak değil, insanın dünyayı algılama biçimini şekillendiren bir kültürel olgu olarak ele alacağız. Antropolojik Bir Bakış: Görmenin Kültürel Anlamı Görme eylemi, tüm kültürlerde yalnızca fiziksel bir algı değil, aynı zamanda bir bilme, anlama ve fark etme biçimidir. Bazı yerli topluluklarda…
6 Yorum