İçeriğe geç

7. sınıf özgürlük nedir ?

7. Sınıf Özgürlük Nedir?

Bunu yazarken, aklıma gelen ilk şey, sabah evden çıkarken annemin bana verdiği “yalnız gitme, aman dikkat et” gibi sürekli özgürlüğümü kısıtlayan tavsiyeleri oldu. Yani, özgürlük ne kadar güzel bir kavram olsa da, özellikle 7. sınıfta, özgürlük de bir o kadar karmaşık ve çelişkili bir mesele. 7. sınıf özgürlük nedir, diye sorarsanız, işte cevabım: bir yanda tüm dünya senin, diğer yanda birkaç kurala sıkı sıkıya bağlısın. Ama biraz daha derine inelim, çünkü 7. sınıf özgürlüğü sadece öyle basit bir kavram değil, bir hayal.

Özgürlüğün İlk Adımları: Okulda Başlayan Hayat

Bir düşünün; sabahın kör saatinde, hiç kimse tarafından istenmeyen bir şekilde uyanıyorsunuz. Okula gitmek zorundasınız. Ama aslında gitmek istemiyorsunuz. Çünkü okulda, belli kurallar, belli sınırlar var. Öğretmenlerin, arkadaşlarınız, hatta kantindeki kadın bile… Hepsi, kendine göre küçük küçük özgürlük alanları yaratmış. Özgürlük diyorsak, önce bu sınırları çizmeliyiz. O yüzden, 7. sınıf özgürlüğü için “Okula gitmek, ama kendi istediğin gibi gitmek” diyebiliriz.

Sabah okula gidişimi hatırlıyorum. “Bugün de okula gitmek zorundayım, demek ki özgürlüğüm bitti!” diye düşünüp, annemle küçük bir diyalog başlatıyorum.

Ben: “Anne, bugün okulda kesin zorlanırım ya. Özgürlüğüm bitti, değil mi?”

Annem: “Hayır, oğlum, birazcık çalış, özgürlüğün geri gelir. Ama işe yaramazsan, öğretmenler gelir, onlar kısıtlar.”

İşte o an, özgürlük kavramı tam anlamıyla kafamda karma karışık hale geliyor. Her şey kurallarla şekilleniyor. Ama buna rağmen bir şekilde, hem okulda hem de sosyal yaşamda, bir özgürlük alanı yaratmayı başarabiliyoruz.

Okulda Özgürlük: Öğretmenlerin Gölgesinde

Okulda özgür olmak, bazen düşündüğümüzden çok daha zor olabiliyor. Özellikle de 7. sınıfta, hani biraz da büyümek istiyorsun ama “çocuk” muamelesi görüyorsun ya, işte tam o noktada özgürlük kavramı karmaşıklaşıyor. Çünkü bir yanda arkadaşlarınla özgürce sohbet etmek istiyorsun, ama öğretmenler sürekli göz hapsinde. Üstelik, bir de şöyle bir durum var: öğretmenlerin seni özgür bırakmaları da garip bir şey. En son fizik öğretmeni “İçeri girerken gürültü yapma, yoksa ceza alırsın” dediğinde, özgürlüğüm biraz daha daraldı sanki.

Bir düşünün, bir anda matematik öğretmeni “soru sor” dediğinde, bu özgürlüğün olmadığı bir an değil mi? Yani, istediğin kadar özgür hissetmeye çalış, kurallar seni geri çekiyor. Ama ne yapalım, bir şekilde bu “özgürlük alanlarını” yaratmamız gerekiyor.

Bir başka diyalog:

Ben: “Hocam, özgürlük hakkım yok mu? Ben soru soracakken neden 10 defa izinsiz bir şekilde “soru soramam” dediniz?”

Fizik Öğretmeni: “Bu hayatta bir kural var, her şeyin bir zamanı var, saat 9:10, sınıfta soru sorma saati değil.”

Böylece sınıfta özgürlük kavramı daha da daralıyor. Ama sonra, bir anda çalan zil, birdenbire “serbest” bir vakit olduğunu hissettiriyor. Gözlerim parlıyor: “Sonunda özgürlüğü buldum!”

Özgürlük ve Aile İlişkisi

Evde özgür olmak da öyle kolay iş değil. Aile, özgürlük kavramını bazen kendi sınırları içinde kısıtlar. “Yemekte ne var?” diye soruyorum, annem cevaben: “Yine patates kızartması var, başka seçenek yok.” Yani, evde patates kızartması yediğimizde bile özgürlüğümüz kısıtlanıyor. Aile, sana bir dünya kurmuş ama özgürlük sınırlarını çizmiş. Hani bazen düşünüyorum, “Patates kızartmasını ben yapmaya kalksam, belki de özgürlüğüm daha fazla olur.” Ama yok, annem hep aynı şeyi söylüyor: “Evde ne var, ne olduysa onu ye.”

Arkadaş Ortamında Gerçek Özgürlük: Takılmak, Şakalaşmak

Arkadaşlar arasında özgürlük, kesinlikle başka bir şey. Bazen kafanı sıfırlıyorsun, dertleri unutuyorsun ve sadece gülümsüyorsun. Arkadaşlar arasında özgür olmak, genellikle birinin esprisini anlamak ve o espriyi gülerek karşılamak anlamına gelir. Ama tabii, bazen bu da özgürlüğün bir tür sınırı haline gelir. Çünkü ne zaman bir şaka yapsam, herkes “Ya yapma, ne komik değilsin ya!” diyor. Evet, belki de o espri çok komik değil, ama biz gençler arasında takılmak, şakalaşmak, en büyük özgürlük alanı.

Bir gün, arkadaşlarım arasında şöyle bir diyalog geçti:

Ben: “Arkadaşlar, bugünkü matematik sınavı benim için özgürlükten daha fazla bir yük oldu ya. Ne düşünüyorsunuz?”

Arkadaşım: “Ya zaten sen özgürlük konusunda hep yanlış anlaşılıyorsun. Özgür olmak, sınavdan kaçmak değil, düşünmek!”

Ben: “O zaman ben sınavı düşünerek kaçayım, ne dersiniz?”

Bazen hayatı böyle komik bir açıdan görmek, özgürlüğü yeniden tanımlamamıza yardımcı olabiliyor.

Kapanış: Özgürlüğün Sınırları

Sonuçta, özgürlük dediğimiz şeyin, yaşadığımız her anın bir parçası olduğu gerçeğiyle yüzleşiyoruz. 7. sınıf özgürlüğü, tıpkı bir film sahnesi gibi; bazen mutluluk veriyor, bazen kurallara takılıyor, ama her zaman bize bir şeyler katıyor. Aslında özgürlük, bazen hepimiz için küçük anlarda gizli kalıyor. Belki de özgürlük, en basit anlarda; okula gitmek zorunda olduğumuzda, bir arkadaşımızla şakalaştığımızda ya da eve dönerken özgürce düşünmekte saklı. Belki de özgürlük, buralarda bir yerlerde, biz sadece farkına varana kadar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
tulipbet